PAYLAŞMAK İÇİN TIKLA!
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Yıllardır ithal edilen bitki özleri (ekstrakt) Türk sanayici Faruk Durukan’ın Türkiye’de kurduğu fabrikada da üretilmeye başlandı.

Türkiye’de yıllardır yüklü paralar harcanarak ithal edilen bitki özleri, zeytin kara suyu meselesine çözüm getiren Türk kaşif Faruk Durukan’ın Balıkesir’in Edremit ilçesinde kurduğu ekstrakt fabrikasıyla birlikte Türkiye’de elde edilmeye başlandı.

Türkiye’nin ilk ve tek ekstrakt fabrikasını üniversite – devlet işbirliği ile kurduğunu açıklayan Faruk Durukan, fabrikaların artması ve gerekli tüm bitki özlerinin elde edilebilir duruma gelmesi halinde ülke ekonomisine her yıl ciddi katkılar sağlanacağını söyledi.
3 bin yıldan beri dünyadaki bilim adamları tarafından incelenerek net bir çare üretilemeyen zeytin kara suyu problemini, geçtiğimiz günlerde çözdüğünü açıklayan ve farklı buluşlarıyla defalarca Türkiye ve dünya gündemine gelerek, dünya tarım sektörüne damgasını vuran Kale Naturel Ltd. Şti.’nin ortağı Faruk Durukan, şimdi de bitki özlerinde dış ülkelere bağımlılığı ortadan kaldırdı.

Durukan, ilk olarak zeytin yaprağı ekstraktını elde etti ve daha sonra zeytin kara suyunun özütünü elde ederek yaklaşık 2 bin farklı alanda kullanabilen bir ürün ortaya çıkarttı. Çalışmalarına hız kazandıran Durukan, Türkiye’nin tek bitki özleri elde eden kuruluşunun önderi durumuna gelerek Nobel ödülüne aday gösterildi.

Balıkesir İl Tarım Müdürü Ruknettin Ceyhun, BAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülendam Tümen ve BAÜ Edremit Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Sakin Vural Varlı Durukan’ın kurduğu ekstrakt fabrikası ile ilgili açıklamalarda bulundu.
İl Tarım Müdürü Ruknettin Ceyhun, “Türkiye’de üretilen mahsulün bir kısmı mahsul olarak tüketilirken, bir kısmı da yaprağı, kabuğu ve diğer kısımlar olarak atık şeklinde çevreye atılarak, çevre kirliği oluşturmaktadır. Ama teknolojinin ilerlediği günümüzde bu konuda çalışmalar var.

Faruk Durukan’ın bu konuda çalışmaları var ve biz de Tarım Bakanlığı olarak kendilerini destekledik. Ortak proje üzerinde yoğunlaştık ve zeytin yaprağının çevreye atılıp çürüyüp heba olacağı yerde, ekstrakt haline getirip zeytin yaprağı çayı elde edildi. Ege’de incir yaprağı, Manisa’da üzüm çekirdeği ve başka yerlerde domates kabukları öyle. Marifet işe yaramayan kısımları ülkeye kazandırıp ekonomiye katkı sağlamaktır” diye konuştu.

“Bitki atıkları çok değerli”
BAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülendam Tümen, 12 bin bitki türünün Türkiye’de yetiştiğini söyleyerek, bunun bütün Avrupa’da yetişen bitki sayısına yakın bir sayı olduğunu ifade etti.

Türkiye’de çok önemli bitkilerin atıklarının çok değerli aktiviteler taşıdığını ifade eden Tümen konuşmasına şöyle devam etti:
“Önemli projelerimizden bir tanesi de bu değerli atıkların değerlendirilmesi. Bunlardan bir tanesi zeytin yaprağı ekstresi. Bilindiği gibi zeytin budaması sonunda dökülen yapraklar yakılır. Ama bu yapraklar çok önemli bir etken madde taşıyor.

Olea europaea ihtiva ediyor, bu da mikrop, mantar ve virüsleri öldürücüdür. Bağışıklık sistemimizi güçlendiren ve kanserle mücadelede büyük yol kat etmemizi sağlamaktadır. Girişimcimiz Faruk bey zeytin yaprağı ekstresini çıkartarak bir gramına bin dolar verilerek
alınan olea europaeani halkımızın istifadesine sunmuştur.

Bunu sadece zeytin yaprağı ile kısıtlamıyoruz. En önemli ekstrelerden bir tanesi de çay yaprağıdır. Rezi’de çay yaprağının atıkları yakılıyor ya da toprağa gömülüyor. Ama yeşil çay yapraklarının antikanserojen aktiviteye sahip fanonik bileşikler taşıdığı dünya tarafından kabul edilmiştir.

Bu ekstrelerin hayata geçirilmesi hem bizim döviz kaybımızı önleyecek, hem de ihracata geçersek de döviz kazanmamızı sağlayacaktır. Bu ekstrelere enginar yaprağı, meryemana dikeni, adaçayı ekstresi, kuşdili biberiye ekstresi, alıç yaprağı ekstresi gibi pek çok ekstreyle devam edebiliriz.